| |
|
|
| |
Marmaris'in Tarihi
Marmaris Müze'sinde bulunan bir grup koleksiyon, bu bölgenin tarihini eski Bronz Çağına (M.Ö. 3200-1950) kadar götürmektedir. Marmaris'in eski adının (Physkos) olduğu bilinmektedir.
Akdeniz ile Ege Denizi arasında geçiş noktasında bulunan Marmaris, tatih boyunca hem karadan hem de denizden saldırılara uğramıştır. Akdeniz'in değişik bölgelerinden, Ege, Yunanistan ve Kuzeyden gelen ticaret gemilerinin demir atmaları için de konumu uygun bulunmaktadır.
Marmaris'in tarihi büyük çapta Karia bölgesinin tarihi ile benzerlik gösterir. M.Ö. 333 yılında Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından kuşatıldığında, şehir yöneticileri, kadın ve çocukları iç kalede toplayıp ateşe vermişler, kendileri de dağlara çekilmişlerdir. Daha sonraları İskender'in generalleri ve onların afhadı arasında sık sık el değiştiren bölgemizde Bergama Krallığının yönetimi görülmektedir.
M.Ö. 2. yyda Roma yönetimine giren bölgede, bu devirlerden kalma kitabeler bulunmuştur. Bunlardan birinde Physkos ve Kedrai'yi (Sedir Adasını) birlikte yöneten Rodos'lu memurun adı geçmektedir. Roma imparatorluğundan sonra mirası Bizans İmparatorluğu devralmıştır.
M.S. 1261 yılında Türk Menteşe beyliğinin eline geçen Marmaris bu devirde bazı tarihi olaylara sahne olmuştur. Marmaris'in ilk defa 1390 yılında, ikinci defa 1420 yılında Osmanlı yönetimine girdiği bilinmektedir. 1522 yılında Rodos sederine çıkan Kanuni Sultan Süleyman Marmaris'ten geçmiştir. Amiral Nelson, Fransız donanmasını ve Napolyon'u takip ederken 1798 yılında Marmaris Limanına demir atmış ve onarım yaptırmıştır. 1916 yılında Fransız donanmasının Marmaris'i bombalamasını hatırlayan insanlar hala mevcuttur.
Marmaris'e genel bir bakış
Yeşil ile mavinin tüm tonlarının yılın oniki ayında görebileceğiniz cennet bir köşedir Marmaris.
Uzun kıyı şeridindeki koyların çokluğu, doğal liman oluşu, antik kentlere yakınlığı, doğal güzellikleri, mavi tur olanakları, modern yat limanları, körfezinin her türlü su sporlarına imkan sağlaması, beş yıldızlısından başlayarak en mütevazi pansiyonuna kadar tüm turistlerin gönüllerince tatillerini geçirebilecekleri cennet bir ilçedir.
Daha kısa bir süre öncesine kadar balıkçılığı, süngerciliği, ve ıtırlı bitkileri ile tanınan Marmaris, bugün büyük bir turizm merkezi haline gelmiştir. Kara ulaşımının yanısıra Dalaman havaalanı ve Rodos feribotları ile kolayca dış dünyaya açılma imkanı bulan Marmaris, Datça yolu üzerinde bulunması, Fethiye yoluna yakınlığı nedeniyle önemini arttırmaktadır. Akdeniz'deki yatlar için oıldukça uygun bir doğal liman olduğu gibi, Yalancı Boğaz'daki atölyelerde yat imalatı ve bakımı yapılabilmektedir.
Akdeniz iklimine sahip oluşu, kışın bile denize girme imkanı sağlarken, etrafını çepeçevre saran sık ve yüksek dağlar ile çam ormanları, dünyada ender görülen Günlük (Liquidamber Orientalis) ağaçları ve geniş yapraklı çınar ağaçları Marmaris'in yeşil dokusunu oluşturur.
Coğrafyası
Marmaris yurdumusun güneybastısında Ege'in Akdeniz ile kesiştiği noktada kurulan şirin bir kıyı ilçemizdir. Bölgenin coğrafi görünümünü dağlar ve içiçe girmiş koylar oluşturur. Kıyı şeridinin uzunluğu ve limanın doğal bir görünüm arzetmesi, Marmaris'i adeta bir Yat cenneti haline getirmiştir.
Ege bölgesinin karakteristik bir yerinde bulunan ilçenin doğusunda Balan dağı, Batısında Bozburun yarımadası, kuzeyinde Gelibolu ve Kerme körfezi, güneyinde ise Akdeniz bulunmaktadır.
Tipik Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü yöremizde, doğal bitki örtüsü sık çam ormanları şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Sadece Muğla yöresine özgü kozmetik sanayi ve ilaç üretiminde kullanılan sığla yağının elde edildiği Günük ağaçlarına ve kısmen de turunçgillere rastlamak mümkündür.
Balıkçılık, sünger avcılığı, arıcılık (çam balı) öteden beri yörenin belli başlı gelir kaynaklarını oluşturmaktadır. Yurdumuzun tabii güzellik ve tarihi zenginlik açısından büyük bir potansiyele sahip olan Marmaris'te turizm günümüzde en önemli gelir kaynağı olmuştur.
Aktiviteler
Jeep Sararileri:
Bir ya da iki günlük safarilerde kendi sürdüğünüz jeeplerle Marmaris'in arkasındaki dağlarda vahşi doğanın tadını çıkarabilirsiniz. Size rotayı gösteren bir öncü araç eşliğinde 5 veya 6 araçtan oluşan bir konvoyla ağaçlar, nehirler ve tozlu yollar boyunca günde 70 mil yol alacaksınız.
Su Sporları:
Marmaris eşsiz sahilleri boyunca scuba-dive, parasailing, water-ski, rüzgar sörfü gibi birçok su sporunu yapma fırsatı bulacaksınız.
Tekne Gezileri:
Marmaris limanından her gün onnlarca tekne günlük turlar için demir alır. Karayolu vasıtasıyla ulaşamıyacağınız birçok ıssız sizi beklemektedir.
Rodos Feribot Seferleri:
Bir çok deniz şirketi Marmaris ile Rodos arasında yıl boyunca düzenli seferler yapmaktadır. Marmaris'ten Rodos'a bu seferler sayesinde 1,5 saat gibi kısa bir sürede ulaşılabilir.
Hoist the Mainsail - Marmaris Uluslararası Yat Yarışı
Her sene Kasım ayı boyunca Marmaris, Marmaris Uluslararası Yatçılık Klubünün düzenlediği yat yarışlarına ev sahipliği yapmaktadır. Dünyanın her köşesinden yatçılar bir hafta boyunca tüm becerilerini sergilemek için Marmaris'e gelirler.
Tarihi ve Turistik Yerler
İçmeler
Marmaris'e 10 km. uzaklıkta bulunan İçmeler, eskiden hazım sistemine iyi gelen içme suyu ile meşhurdu. Bugün ise turistik tesisleri, plajı ve eğlence yerleri ile sayılı turistik beldelerimizden biridir.
Turunç
Marmaris'e 21 km. uzaklıktaki köye, deniz ve kara yolu ile ulaşmak mümkündür. İri kumlu plajı ile eski bir balıkçı kasabası olan köy, bugün her türlü konfora sahip turistik tesisler, pansiyonlar ve çardak lokantaları ile ilgi çekmektedir.
Kumlubük
Turunç'tan 6 km.lik bir yolla ulaşılan köye, Marmaris'ten deniz yolu ile de ulaşmak mümkündür. Yaşil ile mavinin içiçe girdiği, temiz denizi, ve harika kumu ile bölgenin en gözde plajlarından birisidir.
Cedrae (Kelopatra veya Şehir adaları):
Saray adası (Kelopatra adası),Orta Ada, ve Küçük Ada olmak üzere üç adadan oluşan Şehir adalarından Saray adasında Hellenistik - Roma çağından kalme eski Cedrae Ören yeri bulunmaktadır. Uzaklardan surların kalıntıları kolayca seçilebilir. Adada henüz kazı yapılmamış, ancak arkeolojik saptamalara girişilmiştir.
Adanın kuzeybatı yanındaki küçük koyda halk arasında Kleopatra'nın yüzdüğü söylenen çok ilginç bir plaj vardır. Efsaneye göre, bu küçük koy Kleopatra ile Mark Antonius'un denize girdikleri yer olup, buranın kumu Antonius tarafından gemilerle Kuzey Afrika'dan getitilmiştir. Söylendiğine göre bu özellikteki kum bugün yalnızca Mısır'da görülebilmektedir.
Antik çağda Şehir adalarının çevresindeki bölge Cedrae adını taşımakta, aslında bir Caria yerleşim merkeziydi. Klasik çağdan kalma belgeler bugün görülmektedir. Bu önemli kent, Antik Delos deniz birliğine vergi ödüyordu. İ.Ö. 450 yılında ada Ispatalı Lysander tarafından zaptedildi ve halk köle olarak satıldı. Daha sonra Cedrae, Rodos adasının karadaki toprakları arasına katıldı. Ancak :Ö. 129 yılında yeni kurulan Roma eyaleti Asia'ya devredilmek zorunda burakıldı.
Saray adasının doğu kısmında surlarla çevrili yapı kalıntıları Roma ve Hellenistik dönemden kalmadır. En iyi durumda olan Küçük Tiyatro binasıdır. Dor'lara ait Apollon tapınağının temelleri üzerinde ileriki yüzyıllarda bir Christian Bazilikası inşa edilmiştir. Saray adasının batı kesiminde bir Agora bulunmakta idi. Bir takım kitabelerden bu bölgede Apollon'un onuruna atletizm festivallerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Küçük Ada'sındaki Nekrapol'ün kalıntıları diğer buluntular ile sütun kabartmaları Ada'da görülebilir.
Physkos:
Antik Caria bölgesinin önemli bir liman kenti olan Physkos'un kalıntılarını Marmaris'in kuzeyindeki Asar tepede görmek mümkündür. Bu kalıntılar (Akropol) üzerinde Hellenistik devre ait sur duvarları günümüze kadar varlıklarını korumuşlardır. Burada bulunan bir yazıt, Physkos'un en geç İskender zamanında, Lindos'un bir Deme'si (kasabası) olarak Rodos'a bağlandığını gözteriyor.
Loryma (Bozukkale):
Bozburun yarımadasının güney-batı ucundaki Bozuk koyunda önceleri Oplosika (Tophane) bükü adıyla bilinen bölgede, Rodos demelerinden Kasara'ya bağlı olan Loryma kasabası kurulmuştu. Yerleşim alanındaki en etkileyici yapı, koy girişine bakan Burunbaşı üzerinde bulunan iyi korunmuş berkitmedir. Düzgün kesme taş duvarcılığıyla örülen bu Rodos yapısnın kenerlarında dokuz dikdörtgen kule vardı; Bugün bunlardan yalnızca kuzeydeki çıkma kule görülebilmektedir. Bu askeri amaçlı yapının surlarının güney doğusundaki kayaya kazınan yazıtlarda, yapının, Rodos'a yabancı bir tanrı olan Zeus Atabyrios'un adandığı belirtilir. Elverişsiz hava koşullarına karşı iyi korunma limanı olan Loryma limanı, Peleponnes Savaşı sırasında Atina donanmasına bir üs görevi yapmıştır. Yarımadanın güneyinde üstüste konmuş bloklardan oluşan piramide benzer kümelerle karşılaşılır. Adak tabanları olduğu sanılan bu blokların üzerinde maalesef hehrhangi bir yazıt'a ratslnamamıştır. Bozukkoyu burnundaki bu doğal limanın kısmen dağlarla çevrili olması ve arazinin step karakterinde bulunması nedeniyle bölgeye karayolu ulaşımı oldukça güçtür. En rahat ulaşım deniz yoludur.
Amos:
Antik Amos harabelerine Kumlubük koyunun kuzeybastısından, dik sahilin güneyindeki Asarcık denilen tepeden ulaşmak mümkündür. Rodos demelerinden Amos öreni, Hisarburnu kıyısındaki iskelenin hemen yukarısında yer alır. Hellenistik döneme tarihlenen Amos, b,r tepe üstünde yer alan tiyatro, tapınak ve bazı heykel kaidelerden oluşur.
Amos'un çevresi ayni dönemden kalma bir surla çevrilidir. Rodos karşıyakasındaki üç tiyatrodan ikincisi olan Amos tiyatrosu bugün oldukça iyi durumdadır. Oturma yerleri yan duvarlar ve sahne evinin üç odasını ayıt etmek mümkündür. Prof E. Bean bölgede yaptığı kazılarda (1948) üç ayrı kira sözleşmesinin koşullarını ele alan dört yazıt parçası buldu. İ.Ö. 200 sıralarında düzenlenen sözleşmede, kira karşılığının ödenişi, güvencelerin verilişi ve toprağın kullanılması konularını içeren yönetmelik belirlenmiş. Bu ilk kira sözleşmeleri aynı zamanda İ.Ö. 2. yyda Rodos tarafından başlatılan tarımsal kalkınma planının belgeleri olarak da ele alınabilir.
Amos'un güneyinde Gerbekilise adlı noktada, birkaç küçük kilise kalıntısı ile karşılaşılır. Aynı bölgede Bayır köyü mevkiinde, yazıtlardan edindiğimiz bilgilere göre, antik Syrna kasabası kurulmuştu. Rodos demeleri arasında yer alan Syrna, Asklepios kutsal yeri ile önem kazanmıştır.
Hydas:
Erine - Bybassios yol güzergahı üzerinde Marmaris'e 35 km. uzaklıkta bulunan Hydas'da Hellenistik çağdan kalma sur kalıntıları görülür. Bu kalıntıların güneyinde kare planlı bir mezar anıtı yer alır. Hydas'a 3 km. uzaklıkta, sahilde bir gözetleme burcu ve bu burç üzerinde de birkaç mezar vardır. Antik hyda veya Hyla kasabası, Bozburun yarımadasının kuzeyindeki Selimiye koyunda (Kamışlı koy) kurulmuştu.
Erine:
Marmaris'in güneybatısında Datça'ya uzanan yolun 20. km sinde güneye Bozburun yönüne dönüldüğünde 2 km. lık asfalt yolla Hisarönü köyüne ulaşılır. Antik Ören yerine buradan 3 km. lik stabilize orman yolu ile gidilir. Erien, Hellenistik ve Roma dönemi kalıntıları ile ünlüdür. Yapıların büyük bir bölümü toprak altındadır. Önceleri yazıtlarda Hisarönü köyünün Erine demesini belirlediği sanılıyordu, ancak Erine adı gerçekte St. Irene klisesinden kaynaklandığı J.M. Cook'un titiz çalışmaları sonucunda kanıtlanmıştır.
Castabus (Pazarlık):
Bu antik ören yeri Hisarlık köyü yakınlarındaki Pazarlık mevkiindedir. Castabus kasabasında bir Hemithia kutsal yeri bulunduğunu belirten tarihçi Diodoros, Apollon tarafından kurtarılıp bu bölgeye getirilen Molpodia ve Parthenos adlı kızkardeşlerden söz eder. Buna göre Castabus'a gelen Molpodia, kutsal Hemithia (yarı tanrıça) adını alır ve tüm Castabus'ta ilahlaştırılır. Zamanla kutsal yeri o kadar ünlendi ki, yalnızca komşular değil, uzak ülkelerden gelenler de Hemithia ya kurban ve gösterişli adaklar sunmuşlardır. Prof. J. Cook Pazarlık mevkiinde bulduğu iki yazıtta da Hemithia'nın adını belgelemiştir. Eren dağındaki bu kutsal yere Hisarönü ovasından bir saatlik tırmanışla ulaşılabilir. Tapınak kendisi için yapılan platformın üzerinde yer alır.
Günnücek Piknik Yeri:
Marmaris'e 2 km. uzaklıkta bulunan piknik yerinde, Dünyada nesli çok az görülen Günnük Ağaçları (Liquidamber Orientalis) ormanı vardır. Bu ağaçlardan elde edilen sığla yağından ilaç ve kozmetik sanayinde yararlanılır. Doğal bir mesire yeri olup denizi oldukça sığdır.
Yalancı Boğaz:
Marmaris'e 8 km. uzaklıkta bulunan bu kara parçası, bir gemi kaptanının fırtınalı bir havada burayı körfeze giden boğaz zannedip gemisini karaya oturtmasından sonra "Yalancı Boğaz" adını almıştır. Ağaç yapımı Gulet tersanelerin bulunduğu kara parçası görülmeye değerdir.
Cennet Adası:
Deniz yolu ile 30 dk. lık mesafede bulunan Ada, aslında bir yarımada olup, tamamen ormanlarla kaplıdır. Pansiyon ve lokantaların bulunduğu adaya, sezon boyu teknelerin uğrak yeri olup yüzme ve eğlence için mola verirler.
Fosforlu Mağara:
Turunç ve Kumlukbük' e giden tur teknelerinin uğrek yeri olan doğal mağara, akvaryumu andıran temiz, yeşil ve turkuaz renkli sularda yüzme olanağı sağlar.
Marmaris'teki Türk Eserleri:
Marmaris Kalesi (Müzesi): Marmaris kalesi 1979 yılında kamulaştırılmış olup, 1980 - 90 yılları arasında restore edilmiştir. Marmaris Müzesi, Marmaris Kalesi'nin içinde tesis edilerek 18 Mayıs 1991 tarihinde resmen ziyarete açılmıştır. Kale içinde yedi adet galeri mevcut olup, bunlardan ikisi depo olarak kullanılmaktadır. Bunlardan birincisi 7. Cumhurbaşkanımız Sn. Kenan Evren'e verilen şilt ve hediyelerin sergilenmesine ayrılmıştır. İkinci galeri Arkeolojik eserler salonudur. Etnografik salon olan üçüncü galeri Türk evi biçiminde düzenlenmiştir. Dördüncü galeri Kale komutanının odası olarak lanse edilen müzede bir de sergi salonu bulunmaktadır. İonyalılar tarafından yapıldığı öne sürülen kale, Büyük İskender döneminde onarımdan geçirilmiş olup, Kanuni Sultan Süleyman tarafından, Rodos seferi sırasında (1522) büyük çapta genişletilip onarımdan geçmiştir. Kale Marmaris ve çevresinin en güzel göründüğü bir konumda olup, gündüz ve gece oldukça çarpıcı bir manzaraya sahiptir. Ula'da bulunan Sedir Adası ile Datça'da bulunan Knidos ören yerleri Marmaris Müzesine bağlıdır.
Kervansaray: Osmanlı devrine ait önemli bir eser olan Kervansaray, kagir bir yapı olup, üzeri kemerlerle örtülüdür. 1545 yılında yapılan Kervansaray'da yedi küçük ve bir büyük oda yer almaktadır. Buralarda bugün turistik ve hediyelik eşya satan dükkanlar vardır.
Sarıana Türbesi:
Türbe, Sarıana mahallesinde, şehre kuzeydoğudan kuşbakışı bakan bir konumdadır. Yanında yeni bir cami bulunmaktadır. Sarıana türbesi restore edilmiş olup, ziyarete hergün açıktır. Kanuni, Rodos seferine çıkmadan önce kehanetleriyle ünlü Sarıana'yı burada ziyaret etmiştir. Olumlu yanıt aldıktan sonra Rodos kuşatmasına başlar. Marmaris'ten hareketinden önce, binlerce Osmanlı ordusu Sarıana'nın ineğinden sağılan sütle kahvaltı yaparak sefere çıkar. Bir inekten alınan bu kadar sütün Sarıana'yı efsane kadın yaptığı bilinir.
İbrahim Ağa Cami:
İbrahim Ağa tarafından 1789 yılında Kemeraltı mahallesinde yaptırılmıştır. Üzerindeki büyük kubbe mimari açıdan dikkat çekicidir.
Taşhan ve Kemerli Köprü:
İskelebaşı semtindeki Taşhan (Muğla yolu 10 km.), kagir kemerli köprüsü ile birlikte kitabesine göre aynı devirde Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Marmaris'teki Türk eserlerinin çoğu, Rodos seferi (1522) dolayısıyla şehre gelen Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. |
|
|
|
| |
| |
|
 |